Çocuklar, yaşadıkları duyguları, düşüncelerini ve iç dünyalarında olup bitenleri yetişkinler gibi sözcüklerle her zaman ifade edemezler. Kimi zaman korkularını, kaygılarını, öfkelerini, üzüntülerini ya da yaşadıkları zorlanmaları davranışlarıyla gösterirler. İçine kapanma, hırçınlaşma, ağlama nöbetleri, uyku sorunları, kardeş kıskançlığı, okul uyum problemleri, dikkat dağınıklığı, çekingenlik, alt ıslatma, ayrılık kaygısı ya da sosyal ilişkilerde zorlanma gibi birçok durum çocuğun duygusal olarak desteğe ihtiyaç duyduğunu gösterebilir. Çocuk, anlamlandıramadığı yaşantıları ve duygusal yüklerini çoğu zaman oyun yoluyla dışa vurur.
Oyun, çocuk için yalnızca eğlenceli bir etkinlik değil; aynı zamanda kendini ifade etme, yaşadıklarını anlamlandırma ve duygularını düzenleme alanıdır. Çocuk bazen sözcüklerle anlatamadığı bir korkuyu, yaşadığı bir kaybı, aile içindeki bir değişimi ya da içsel çatışmasını oyun içinde semboller aracılığıyla ortaya koyabilir. Bu nedenle oyuna dayalı çalışmalar, çocuğun iç dünyasını anlamada oldukça önemli bir yere sahiptir. Çocuğun yaşadığı güçlüklerin fark edilmesi ve sağlıklı şekilde ele alınması, hem duygusal gelişimi hem de sosyal uyumu açısından büyük önem taşır.
Bazı dönemlerde çocuklar gelişimsel geçişler, aile içi değişiklikler, okul süreci, arkadaş ilişkileri ya da travmatik yaşantılar nedeniyle zorlanabilir. Anne-babanın ayrılması, taşınma, sevilen birinin kaybı, hastalık, kardeş doğumu, okul değişikliği veya çocuğun kendisini güvende hissetmediği başka yaşam olayları duygusal dengeyi etkileyebilir. Bu gibi durumlarda çocukta görülen davranış değişiklikleri çoğu zaman bir “sorun çıkarma” değil, yardım çağrısı niteliği taşır. Çocuğun yaşadığı bu içsel sürecin doğru şekilde anlaşılması ve desteklenmesi oldukça değerlidir.
Çocuklar İçin Oyun Temelli Destek; çocuğun kendisini doğal, güvenli ve kabul edici bir ortamda ifade etmesine olanak tanıyan profesyonel bir destek sürecidir. Bu süreçte oyun, çocuğun duygularını tanımasına, yaşadığı güçlükleri ifade etmesine, içsel çatışmalarını anlamlandırmasına ve baş etme becerilerini geliştirmesine yardımcı olan temel araçlardan biri olarak kullanılır. Çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve ihtiyaçlarına uygun yaklaşımlar doğrultusunda yürütülen bu çalışmalarda, çocuğun duygusal dayanıklılığının güçlenmesi, kendisini daha güvende hissetmesi ve sosyal-duygusal gelişiminin desteklenmesi hedeflenir. Böylece çocuk, kendi iç dünyasını daha sağlıklı şekilde düzenleme fırsatı bulurken, yaşamındaki zorlayıcı durumlarla baş etme konusunda da güç kazanır.